Vücutta pek çok değişikliğin üst üste yaşandığı ve anne adayının halk arasında ‘’iki canlı’’ diye adlandırıldığı hamilelik döneminde hormonal değişiklikler zirveye çıkar. Anne karnında hızlı bir yolculuğa başlayan bebeğin an be an gelişimiyle kadının vücudunda tepeden tırnağa bir dönüşüm başlar. Tüm bunlara paralel olarak da kişinin beslenme ihtiyaçları artar. İşte tam da böylesi kritik bir dönemde bazı anne adayları Ramazan ayında oruç ibadetinden geri kalmak istemez.
Hamilelikte Oruç Tutulur mu?
Hamilelikle birlikte vücut artık iki kişilik çalışmaya başlar. Örneğin; gebelik haftası ilerledikçe kalp daha fazla kan pompalar, böbrekler daha fazla kan süzer. Haliyle anne adayının enerji tüketimi ve ihtiyacı da artar. Oruçluyken saatler süren açlık ve susuzluğa maruz kalan anne adayı vücudunun enerji açığını karşılayamaz hale gelebilir ve bu da doğal fizyolojiyi bozar. Gebe, susuzluk nedeniyle dehidrasyona, açlık nedeniyle kan şekeri düşüklüğüne maruz kalabilir.
Böyle bir ihtimal ise sadece annenin değil, bebeğin de hayatını tehdit eder çünkü bebeğin sağlıklı gelişimi için kan şekeri seviyesinin belli bir aralıkta kalması gereklidir. Yani hipoglisemiye sebep olabilen uzun süreli açlık anne ve bebekte istenmeyen patolojik durumlara yol açabilir.
Tüm bu risklere ve uyarılara rağmen gebelikte oruç tutan anne adayları açken bebek hareketlerinin azaldığını belirtmişlerdir.

YORUMLAR